Kayseri’nin Soğuk Sabahlarında Başlayan Bir Soru: İngilizce Homework Sayılabilir mi?
Lako okuyucularına özel bu yazımızda “İngilizce homework sayılabilir mi” hakkında pratik bilgiler sunuyoruz.
Kayseri’de kış sabahları insanın içine işler. Pencereden baktığımda gri bir gökyüzü, ince ince yağan kar ve sessizliğin bile üşüdüğü sokaklar var. 25 yaşındayım ve hâlâ bazı sabahlar, sanki hayat yeni başlıyormuş gibi hissediyorum. Defterimi açıp yazmaya başladığımda ise içimdeki kalabalık biraz sakinleşiyor.
O sabah da böyleydi. Elimde kahvem, masamın üzerinde yarısı dolmuş bir günlük ve zihnimde dönüp duran tek bir cümle: İngilizce homework sayılabilir mi?
Bunu ilk kez ders sırasında duymamıştım aslında. Ama o gün, öğretmenimizin verdiği ödevden sonra bu soru bir türlü içimden çıkmadı.
Bir Sınıf, Bir Ödev ve Kafamın İçinde Büyüyen Soru
Üniversitede İngilizce dersimiz her zaman sıradan geçerdi. Dil öğrenmek güzeldi ama çoğu zaman mekanik bir tekrar gibi hissediyordum. O gün öğretmenimiz tahtaya bir cümle yazdı:
“Write about something that represents your daily life in English.”
Basit görünüyordu. Ama sınıfta bir anda bir uğultu başladı. Kimisi “film mi yazsak?”, kimisi “şarkı sözleri olur mu?” diye fısıldıyordu. Ben ise kalemimi çevire çevire tek bir şeye takılmıştım: Bu gerçekten klasik anlamda bir homework müydü?
İşte o an zihnimde yeniden belirdi: İngilizce homework sayılabilir mi?
Çünkü bu sadece yazı yazmak değildi. Günlük hayatı İngilizce düşünmek, hissetmek ve ifade etmekti. Ama bir yandan da içimde bir ses, bunun sıradan bir ödev gibi görünmediğini söylüyordu.
Günlüğümle Konuşmaya Başladığım An
Eve döndüğümde ilk işim defterimi açmak oldu. Günlük yazmak benim için bir alışkanlık değil, bir kaçıştı. Kayseri’nin sert rüzgârları bazen insanın içini de sertleştiriyor. Ben ise yazarken yumuşuyordum.
Kalemi elime aldım ve yazmaya başladım:
“Bugün İngilizce dersinde verilen ödev beni düşündürdü. İngilizce homework sayılabilir mi gerçekten, yoksa sadece düşüncelerimizi başka bir dile taşımak mı?”
Yazdıkça içim açıldı. Çünkü mesele sadece bir ödev değildi. Mesele, kendimi başka bir dilde bulmaya çalışmamdı.
O an fark ettim ki İngilizce homework sayılabilir mi sorusu aslında daha derin bir şeydi. Hayatımı başka bir dilde anlatmak, beni ben yapan şeyleri başka kelimelerle ifade etmek…
Ve bu bana garip bir şekilde hem heyecan hem de hafif bir korku veriyordu.
Arkadaş Sohbetlerinde Kaybolan Anlamlar
Ertesi gün kantinde arkadaşlarımla otururken konu yine aynı yere geldi. Masada kahkahalar vardı ama ben içimdeki soruyla daha sessizdim.
Bir arkadaşım, “Bu ödev çok kolaydı ya, film izleyip yazacağım” dedi.
Bir diğeri, “Ben direkt internette bir şeyler bulurum” diye güldü.
Ben ise sessiz kaldım. Sonra dayanamadım ve sordum:
“Peki sizce İngilizce homework sayılabilir mi, yoksa bu sadece bir yazma egzersizi mi?”
Bir an durdular. Cevap vermek kolay değildi. Çünkü soru basit gibi görünüyordu ama aslında herkesin öğrenme biçimine dokunuyordu.
O an içimde küçük bir umut kıpırdadı. Belki de bu ödev, sadece not almak için değil, düşünmek içindi.
Kayseri Sokaklarında Yürürken Gelen Farkındalık
Bunu da Okuyun: İskonto için uygulanan faize ne denir ?
Akşam olduğunda tek başıma yürümeye çıktım. Hava soğuktu ama yürümek bana iyi geliyordu. Kulaklığımda hafif bir müzik, elim cebimde ve zihnimde aynı soru dönüp duruyordu.
İngilizce homework sayılabilir mi?
Bir noktada durup Erciyes’in uzaktan görünen siluetine baktım. O an fark ettim ki hayatım boyunca birçok şeyi “ödev” gibi görmüştüm. Yapılması gerekenler, bitirilmesi gereken görevler…
Ama belki de bazı şeyler sadece görev değildi. Bazıları bir dönüşümdü.
İngilizce yazmak, düşüncelerimi başka bir dünyaya taşımak, kendime yeni bir ifade alanı açmaktı.
O anda içimde garip bir huzur hissettim. Çünkü bu sorunun cevabı net olmak zorunda değildi.
Yalnızlık, Defter ve İç Sesim
Eve döndüğümde tekrar defterimi açtım. Bu sefer yazarken daha net hissediyordum kendimi.
“Belki de İngilizce homework sayılabilir mi sorusunun cevabı, onun nasıl hissedildiğinde saklıdır.”
Bunu yazarken fark ettim ki aslında içimdeki yalnızlık azalmıştı. Çünkü artık bu soruyu bir yük gibi değil, bir keşif gibi görüyordum.
Bazı geceler insan kendi sesini bile duyamaz. Ama ben o gece yazarken kendi iç sesimi net bir şekilde duyuyordum.
Geçmişten Bugüne Uzanan Bir İç Hesaplaşma
Bu sorunun kökü aslında daha eskiydi. Liseden beri İngilizce ile aram hep dalgalı olmuştu. Bazen çok severdim, bazen uzaklaşırdım. Ama hiçbir zaman tamamen kopmamıştım.
Üniversitede ise işler değişmişti. İngilizce artık bir ders değil, bir ifade aracıydı.
Ve ben her defasında aynı soruya geri dönüyordum:
İngilizce homework sayılabilir mi, yoksa bu benim kendimi ifade etme biçimim mi?
Zamanla anladım ki bu iki şey birbirine karışmıştı.
Bir Gece ve İçimdeki Sessiz Dönüşüm
O gece uyumadan önce uzun süre tavanı izledim. Düşüncelerim sakin değildi ama artık rahatsız da etmiyordu.
İçimde küçük bir değişim vardı. Sanki bir şey çözülmüş gibi değil de, yerini bulmuş gibiydi.
İngilizce homework sayılabilir mi sorusu artık beni sıkıştırmıyordu. Aksine, bana alan açıyordu.
Belki de önemli olan cevabı bulmak değil, sorunun içinde kalabilmekti.
Sabaha Doğru Gelen Hafiflik
Sabaha karşı uykuya dalmadan önce son kez defterimi düşündüm. Sayfalar dolmuştu ama hiçbir satır bitmiş gibi hissettirmiyordu.
Çünkü bazı yazılar bitmez. Sadece devam eder.
Ve ben o an anladım ki, İngilizce homework sayılabilir mi sorusu aslında bir başlangıçtı. Kendime sorduğum soruların kapısını aralayan küçük bir anahtar gibi.
Kayseri’nin soğuğu pencereyi titretiyordu ama içimde tuhaf bir sıcaklık vardı.
Belki de ilk kez bir ödev, bana kendimi bu kadar düşündürmüştü.
Bu yazımızda “İngilizce homework sayılabilir mi” konusunu tüm detaylarıyla ele aldık. Lako sayfamızı takip etmeye devam edin!