Efulim Ne Demek? Lazca Bir Kelimeyi Anlamak
“Efulim” kelimesi, bana bazen İstanbul sokaklarında dolaşırken duyduğum bir kelime gibi geliyor. Bu kelime, İstanbul’da yaşayan biri olarak karşılaştığım ama tam olarak anlamını bilmediğim birkaç kelimeden biri. “Efulim ne demek?” sorusu, benden daha yaşlı olanların arasında bir sohbeti dinlerken aklıma takıldı. İnsanın doğduğu topraklardan uzaklaşıp başka kültürlere adım attığı zaman, bazen dilin de bambaşka bir hal aldığını fark ediyorsunuz. Bu yazı da biraz o hissiyatla başlıyor. Gelin, Lazca kökenli bu kelimenin anlamını ve hayatımıza nasıl girdiğini biraz keşfedelim.
Efulim Ne Demek? Lazca Bir Kelimenin Anlamı
Lazca, Karadeniz Bölgesi’nin doğusunda, özellikle Rize ve Artvin civarlarında konuşulan, Türkçe’ye benzeyen ama çok farklı bir dil. Lazca, Türkçeye birçok kelime katmış bir dil olsa da, köken olarak çok daha eski ve köklü bir geçmişe sahip. Peki, “efulim” kelimesi ne anlama geliyor? Lazca’da “efulim”, aslında “yavaşça, sakin bir şekilde” gibi bir anlam taşır. Yani birine “efulim” dediğinizde, ona sakin olmasını, acele etmemesini, biraz daha yavaş hareket etmesini söylemiş oluyorsunuz.
Bu kelimenin anlamını öğrendiğimde, birden İstanbul’daki yaşamımda nasıl da yerine oturduğunu fark ettim. Ne zaman bir arkadaşım panik içinde bir şey yapmaya çalışsa, ona “Efule!” demek istiyorum. Evet, belki de bu kelime, günlük hayatın koşturmacasında kaybolduğumuzu hatırlatır. Hızlı bir yaşam içinde bu sakinliği ve duraklamayı hatırlatmak her zaman iyi olabilir. Yavaşça, acele etmeden…
Lazca ve Efulim: Kültürel Bağlantılar
Lazca’nın ne kadar zengin bir dil olduğunu düşününce, “efulim” gibi kelimelerin hayatımıza katacağı derinliği daha iyi anlıyorum. Lazca, sadece bir dil değil, bir kültürün, bir halkın yaşam biçimini, geçmişini ve duygularını da içinde barındıran bir hazinedir. Benim için, İstanbul’da yaşarken karşımıza çıkan farklı diller ve kelimeler, bazen bu kültürel çeşitliliğin ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyor. Lazca’da bulunan her kelime, bu toprakların bir parçası ve her bir kelime, bir hikaye anlatıyor.
İstanbul’a yerleştiğimde, burada farklı dillerde konuşan insanlarla tanışmak gerçekten büyüleyici oldu. Lazca, bu dillerin başında geliyor. Birçok farklı kültürün ve dilin iç içe geçtiği bu şehirde, her yeni kelime bir keşif gibi geliyor. Yavaşça ama derinden gelen bu kelime de bence hayatımıza daha çok yerleşmeli. Yani, biraz daha sakin olmalıyız. Zamanın hızına kapılmak yerine, onun akışına ayak uydurarak, bazen bir an durmak lazım.
Efulim ve İstanbul’daki Günlük Hayatım
Bazen iş yerinde yoğun bir gün geçiriyorum. Sabah ofise gidiyorum, e-postalar, toplantılar derken akşam oluyor. O kadar hızlı bir tempoya giriyoruz ki, her şeyin bir hızda yapılması gerektiğini düşünmeye başlıyoruz. Halbuki, belki de bazen “efulim” demek lazım. Hani bir arkadaşım olsa ve ona desem ki: “Sakin ol, acele etme, her şey sırayla gelir.” Belki de günümüzün en büyük sorunu bu; sürekli bir şeyleri hızla yapmaya çalışıyoruz ve çoğu zaman neyin önemli olduğunu unutur hale geliyoruz.
Geçenlerde bir kafede otururken, yan masada iki arkadaş konuşuyordu. Biri çok heyecanlı bir şekilde anlatıyor, diğeri ise sakin bir şekilde dinliyordu. Konu bir iş projesiydi. Sonuçta, işin başarısı, hızlı bir şekilde bitirilip bitirilmediğine değil, doğru bir şekilde yapılıp yapılmadığına dayanıyordu. O an birden gözümde canlandı: “Efulim.” Acele etmeden ama dikkatlice… Bazen bu basit kelime bile, bize yaşamın karmaşasında önemli bir hatırlatma yapabilir.
Efulim ve Gelecek
Lazca, belki de İstanbul gibi kozmopolit bir şehirde giderek daha az duyduğumuz bir dil olabilir. Ancak “efulim” gibi kelimeler, bana bir noktada insanın içsel sakinliğini hatırlatıyor. Gelecekte, belki de hızla değişen dünyada, bu tür kelimelere daha çok ihtiyaç duyacağız. Zaman geçtikçe, iş dünyasında, sosyal ilişkilerde ve günlük hayatımızda bu tür sakinleşme çağrılarına daha çok eğilim gösterebiliriz.
Birçok kişi, hızlı yaşam temposunun insana zarar verdiğini fark etmeye başlıyor. Yavaşlamak, duraklamak, nefes almak; belki de gelecekte bu tür basit ama anlamlı kelimelere daha çok başvuracağız. Bu kelimeler, bizim içsel yolculuğumuzda ufak ama derin hatırlatmalar olabilir. “Efulim” diyerek belki de yavaşlamayı, düşünmeyi ve anı yaşamanın önemini hatırlıyoruz. İster iş yerinde, ister arkadaşlarınızla bir sohbet sırasında olsun, bu kelime belki de hayatımızın bir parçası olmalı.
Sonuç: Efulim, Yavaşlamak ve Sakinlik
Sonuç olarak, “efulim” kelimesi sadece bir kelime değil, bir yaşam tarzı gibi. Yavaşlamak, acele etmemek, sakin kalmak… Günlük hayatın hızlı akışında kaybolduğumuzu hissettiğimizde, bu kelimenin anlamını hatırlamak, belki de biraz daha dengeli bir yaşam sürmemizi sağlayabilir. İstanbul’un kalabalığında, koşturmacasında, bazen “efulim” diyerek sadece durmak ve derin bir nefes almak gerek. Çünkü her şeyin bir vakti var, her şey zamanla olur.