Sofistlere Göre Rölativizm Nedir?
Bugün, biraz felsefe yapalım dedim, ama nasıl yapalım? Hani o arkadaş grubundaki sürekli her konuda “Rölativizm var, her şey görecelidir!” diyen tipi hatırlıyorsunuz değil mi? Evet, işte o kişi, aslında tarihsel olarak Sofistlerin ta kendisiyle haşır neşir. Şimdi de diyorum ki, hadi bu rölativizm mevzusunu biraz mizahi bir şekilde inceleyelim, çünkü bence felsefe ciddiyet gerektirse de, biraz eğlenmek de lazım.
Neyse, şimdi konuyu ciddiye alalım. Bugün size Sofistlere göre rölativizm nedir, onu anlatacağım. Hadi, biraz derinlere dalalım ama çok da boğulmadan. Çünkü ben her zaman şunu söylerim: “Hayat zaten fazlasıyla karmaşık, neden bir de felsefeyi karmaşıklaştıralım?”
Sofistlere Göre Rölativizm: “Her Şey Görecelidir, Yani Bana Göre Öyle”
Sofistlerin ana fikri, her şeyin göreceli olduğuydu. Yani, bir şeyi doğru ya da yanlış olarak tanımlamak yerine, onun her kişinin bakış açısına göre değişebileceğini savunuyorlardı. Bunu bana açıklarken kafamda bir ampul yandı: “Yani ben şu an İzmir’de denize girmeyi istiyorum, ama Sivas’taki biri bana ‘deniz mi, o ne?’ dese, ona göre deniz var mı yok mu, o da tartışılır!” Sohbetin en keyifli kısmı da burada başlıyor, çünkü Sofistlere göre rölativizm demek, evrensel doğruların, herkesin deneyimine göre şekil alması demek. Birinin doğru dediği şey, diğerinin yanlış olabilir. Ama hangisi doğru? Bunu sormak, aslında sorunun en temel parçası!
Mesela düşünün, ben bir sabah uyandım, İzmir’in çılgın güneşinin altında bir kahve içiyorum ve “bugün tam bir tatil günü” diye düşünüyorum. Ama Sivas’tan bir arkadaşım sabah uyanıp -20 derecede üşüyerek dışarı çıkıp, “Bugün de güzel bir gün!” diyorsa, ona göre o gerçekten güzel bir gündür. Çünkü Sivaslı için kış, İzmirli için yaz kadar değerli bir şeydir. Tam da burada Sofistlerin temel iddialarına adım atıyoruz: Her şey, bakış açısına bağlı olarak değişir.
“Gerçekten De, Her Şey Göreceli Mi?”
Düşünsenize, bir arkadaşınız size “Vallahi, ben çok iyi bir şarkıcıyım” diyor. İzmir’deki bir kafede belki gerçekten çok iyi olabilir, çünkü kimse cidden şarkıcı olma konusunda çıtayı pek yükseğe koymaz (burada biraz İzmir şehri ve insanına göndermede bulunuyorum, kabul). Ama başka bir şehirde, mesela Berlin’de, mikrofonu alıp “Benim zamanımda bu iş daha profesyoneldi” dediğinde, belki de şarkıcılıkla ilgili hiç de doğru bir şey yapmıyordur.
Sofistlere göre işte böyle: Her şey, kişiye ve zaman dilimine göre farklıdır. Çünkü rölativizmi benimseyen bir Sofist için doğruluk, sadece bir perspektif meselesidir. O yüzden siz “Bunu doğru yapıyorum” dediğinizde, bir başkası “Yanılıyorsun” diyebilir ve bu iki görüş de bir şekilde geçerli olabilir.
Sofistlerle Bir Diyalog: “Gerçekten Doğru Bu?”
Bir gün arkadaşım (sürekli bana hayat dersleri vermeye çalışan biri) bana şöyle demişti:
Arkadaşım: “Gerçekten doğru olanı söylüyorum, çünkü ben en iyisini biliyorum!”
Ben: “O zaman doğru olan nedir?”
Arkadaşım: “Tabii ki, her şeyin göreceli olduğunu kabul etmelisin. Rölativizm her şeydir!”
Ben: “Rölativizm… Yani her şeyin göreceli olduğunu söylüyorsun, ama bence sen şu an bana, başka birinin ‘Yanılıyorsun!’ dediği bir görüşü savunuyorsun.”
Arkadaşım: “Evet, bu doğru. Ama yine de rölativizme dayanarak senin düşünceni de saygıyla kabul ediyorum!”
Ben (iç ses): “Şu an felsefi olarak birbirimizi çelişkiye sokuyoruz ve hiç ilerlemiyoruz ama o zaman, bu yazıyı yazarken bunu nasıl mizahi hale getiririm diye düşünmeye başlıyorum.”
Bu diyalog da aslında Sofistlerin en iyi örneğidir. Çünkü rölativizm, düşündüğümüz her şeyin, içinde bulunduğumuz duruma, kültüre veya zamana göre farklılık gösterebileceğini kabul eder. O yüzden, birinin doğru dediği her şey, başkası için yanlış olabilir.
“Bunu Kim Söyledi Ki?”
İzmirli olarak, bazı şeyleri gerçekten sorgulamak için kendi başıma zaman harcamayı seviyorum. Mesela, “Sofistlere göre rölativizm nedir?” diye sorduğumda, hemen aklıma gelen ilk soru şu oluyor: “Bunu kim söyledi ki?” Evet, tam da buradayız! Sofistlerin söyledikleri şeylerin her biri, içinde bir “kimliği” barındırıyor. Bir görüşü doğru kabul etmek, o görüşün söyledikleriyle hemfikir olmayı gerektiriyor. Ama her şeyi doğru kabul etmek, aslında bazen hiçbir şeyin doğru olmadığına da kapı aralayabiliyor.
Sonuçta, Sofistlere göre rölativizm nedir? İşte tam da şudur: Her şey görecelidir. Gerçeklik, her bireyin bakış açısına göre şekillenir. Kimse tek bir doğruyu tam olarak bilemez. Ama bu durumda ne yapmalıyız? Belki de sadece güleriz. Çünkü birinin doğru dediği şeyin, başkası için yanlış olduğu fikri, aslında bir anlamda hayatı daha eğlenceli hale getirebilir.
Sonuç: Rölativizm mi? Evet, Ama Şu An Kafamı Karıştırdı!
Sofistlere göre rölativizm nedir sorusuna cevap vermek, aslında sadece kendi fikirlerimizi değil, başkalarının fikirlerini de kabul etmek demektir. Ama bir yandan da bu düşünceler, bazen kafamı karıştırabilir. Her şey göreceli olduğu için, belki de tek bir doğru yoktur. Ama her şeye rağmen, her zaman bir gülümseme ve mizahi bakış açısı iyi gelir. Sonuçta, belki de rölativizm, sadece bu yazıyı okurken bile sizin için farklı bir anlam taşır.