Kozu Ne Anlama Gelir? Kayseri’de Bir Defter Sayfasında Saklı Kalan Hikâyem
Kayseri’de yaşadığım küçük evimde, özellikle geceleri yazdığım günlükler benim en yakın arkadaşım oldu. 25 yaşındayım ve bazen anlatamadığım şeyleri birkaç satıra sığdırarak rahatlamaya çalışıyorum. Dışarıdan bakıldığında sakin biri gibi görünsem de içimde sürekli konuşan, geçmişi sorgulayan ve geleceği hayal eden bir tarafım var.
Geçen kış, soğuk bir Kayseri akşamında yine odamda eski günlüklerimi karıştırırken hayatımda unutamadığım bir an karşıma çıktı. O gün yazdığım bir cümle hâlâ aklımda duruyor: “Herkesin hayatta sakladığı bir kozu vardır, önemli olan onu ne zaman kullanacağını bilmektir.”
İşte o cümleyle birlikte “Kozu ne anlama gelir?” sorusunun benim için sadece bir kelime anlamı olmaktan çıktığını fark ettim. Çünkü bazı kelimeler sadece sözlüklerde değil, yaşadığımız olayların içinde gerçek anlamını buluyor.
Kozu Kelimesinin Anlamını İlk Kez Gerçekten Hissettiğim Gün
“Kozu” kelimesi günlük hayatta genellikle bir kişinin elindeki güçlü avantajı, gizli gücü veya gerektiğinde kullanabileceği önemli fırsatı anlatır. “Elinde koz var” dediğimizde aslında bir insanın zor bir durumda kendisine yardımcı olacak bir seçeneğe sahip olduğunu söyleriz.
Ben bu kelimeyi yıllardır duymama rağmen anlamını bir olay yaşayana kadar tam olarak hissetmemiştim.
Bundan yaklaşık bir yıl önce, uzun zamandır hayalini kurduğum bir işe başvurdum. O dönem kendime olan güvenim çok düşüktü. Birkaç başarısız denemeden sonra içimde büyük bir hayal kırıklığı vardı. Günlüğüme defalarca “Acaba gerçekten yeterli miyim?” diye yazdığımı hatırlıyorum.
Başvuru sürecinde benden daha deneyimli insanların olduğunu düşündükçe umudumu kaybediyordum. Kendimi sürekli başkalarıyla kıyaslıyor, sahip olduğum yetenekleri görmezden geliyordum. O günlerde en büyük hatam, kendi içimde sakladığım gücü fark edemememdi.
Meğer benim de bir kozum varmış.
Gizli Kalan Gücümü Fark Ettiğim Küçük Bir An
Bir akşam babamla otururken ona yaşadığım endişelerden bahsettim. Kayseri’de ailemle geçirdiğim o sakin akşam, benim için büyük bir değişimin başlangıcı oldu.
Babam bana uzun uzun baktı ve şöyle dedi:
“İnsan bazen elindeki değeri göremez. Herkesin bir kozu vardır ama bazı insanlar onu kullanmaya korkar.”
Bu söz beni çok etkiledi. Çünkü gerçekten de kendi hayatımda sahip olduğum şeyleri küçümsüyordum. Sabırlı olmam, vazgeçmemem, yazmayı sevmem ve yaşadığım her olaydan ders çıkarmaya çalışmam aslında benim güçlü yanlarımdı.
O gece günlüğümü açıp uzun bir yazı yazdım. İlk defa kendime karşı daha dürüst oldum. Korkularımı, üzüntülerimi ve umutlarımı olduğu gibi kaleme aldım.
Şunu fark ettim: Koz her zaman büyük bir başarı, para veya makam olmak zorunda değildi. Bazen insanın içindeki cesaret, en büyük kozuydu.
Koz Sahibi Olmak Değil, Kozunu Kullanabilmek Önemlidir
Hayatta birçok insanın farkında olmadığı fırsatları vardır. Kimi insanın güçlü bir yeteneği vardır, kimi insanın zor zamanlarda dayanmasını sağlayan karakteri vardır. Ancak bazen bu değerleri kullanmak için doğru zamanı bekleriz.
Ben de uzun süre bekledim.
Kendime inanmak için başkalarının onayını bekledim. Birilerinin bana “Sen yapabilirsin” demesini istedim. Fakat zamanla anladım ki insanın kendi içinden gelen inanç, dışarıdan gelen bütün sözlerden daha güçlü oluyor.
“Kozu ne anlama gelir?” sorusuna bugün vereceğim cevap sadece “avantaj” olmazdı. Benim için koz; insanın zor zamanlarda kendisine tutunmasını sağlayan umut demektir.
Çünkü bazen elimizdeki en büyük güç, kimsenin görmediği ama bizim içimizde taşıdığımız şeydir.
Kayseri’nin Sessiz Akşamlarında Aldığım Bir Ders
Kayseri’de akşamları yürüyüş yapmayı seviyorum. Özellikle hava soğukken sokakların sakinleşmesi bana düşünme fırsatı veriyor. Geçtiğimiz aylarda yine böyle bir akşamda dışarı çıktım. Ellerim cebimde, kafamda birçok düşünceyle yürürken geçmişte yaşadığım o zor günleri hatırladım.
O zamanlar kendimi kaybolmuş hissediyordum. Başaramayacağımı düşünüyor, önüme çıkan her engeli büyük bir duvar gibi görüyordum.
Ama şimdi geriye dönüp baktığımda o günlerin bana çok şey kattığını görüyorum.
Hayal kırıklığı yaşadım, evet. Üzüldüm, kendimi sorguladım ve bazen yalnız hissettim. Fakat bütün bu duyguların arasında küçük bir umut hep vardı. O umut benim kozumdu.
Bazen insanın hayatında büyük değişimler bir anda gerçekleşmez. Küçük fark edişlerle başlar. Bir cümle, bir konuşma veya eski bir günlük sayfası bile insanın bakış açısını değiştirebilir.
Kozu Ne Anlama Gelir? Hayatımda Bıraktığı İz
Bugün “Kozu ne anlama gelir?” diye düşündüğümde aklıma sadece kelime anlamı gelmiyor. O kelime bana geçmişte yaşadığım mücadeleleri, korkularımı ve yeniden ayağa kalkma çabamı hatırlatıyor.
Hepimizin hayatında sakladığı bir koz var. Belki henüz fark etmediğimiz bir yetenek, belki zor zamanlarda bizi ayakta tutan bir düşünce, belki de vazgeçmememizi sağlayan küçük bir umut.
Ben kendi kozumu geç fark ettim ama fark ettiğim anda hayatım değişmeye başladı.
Artık kendime daha fazla inanıyorum. Hatalarımın beni tanımlamadığını, başarısızlıkların sadece bir süreç olduğunu biliyorum. Çünkü insan bazen kaybettiğini düşündüğü anda aslında kendini yeniden keşfetmeye başlıyor.
Günlüğümün son sayfalarından birinde hâlâ aynı cümle yazıyor:
“İnsan, elindeki kozu başkalarına göstermek için değil; gerektiğinde kendine hatırlatmak için saklar.”
Belki de hayatın en güzel tarafı budur. Hepimizin içinde bizi yeniden ayağa kaldıracak bir güç vardır. Önemli olan onu görmek, ona inanmak ve zamanı geldiğinde cesaretle kullanmaktır.
Okuyucularımıza “Kozu ne anlama gelir” konusunda faydalı bilgiler sunmaya çalıştık. Lako ekibi olarak bizi okumaya devam edin!